Sünnîlik ve Şiîlik Temelinde Emir Timur’un Mezhep Siyaseti

Emir Timur, Moğol İmparatorluğu parçalandıktan sonra ortaya çıkan dört parçadan biri olan Çağatay toplumunun içinde bulunduğu egemenlik mücadelesini kazanarak 14. yüzyılın ikinci yarısında Semerkant merkezli olarak hakimiyetini kurmuştur. Emir Timur’un, iktidara geldiği 1370 yılından sonra egemenliğ...

Full description

Saved in:
Bibliographic Details
Main Authors: Saliha Şahin, Hasan Gümüşoğlu
Format: Article
Language:Turkish
Published: Oku Okut Yayınları 2023-08-01
Series:TSBS Bildiriler Dergisi
Subjects:
Online Access:https://sempozyum.okuokut.org/article/view/334
Tags: Add Tag
No Tags, Be the first to tag this record!
Description
Summary:Emir Timur, Moğol İmparatorluğu parçalandıktan sonra ortaya çıkan dört parçadan biri olan Çağatay toplumunun içinde bulunduğu egemenlik mücadelesini kazanarak 14. yüzyılın ikinci yarısında Semerkant merkezli olarak hakimiyetini kurmuştur. Emir Timur’un, iktidara geldiği 1370 yılından sonra egemenliğini genişlettiği Horasan topraklarında İlhanlı hâkimiyetinin dağılmasıyla oluşan hanedanlarla mücadelesi siyasi hayatının önemli bir kısmını meşgul etmiştir. Horasan, İslam mezheplerinin yayılıp yerleştiği bir alan olmasından dolayı mezhep kaynaklı çatışmaların eksik olmadığı ve bölgede yönetim kuran devletlerin bu kapsamda sorunlarla karşılaştığı bir coğrafya olarak bilinmektedir. Timur, Horasan’ı İlhanlı tahtını yeniden inşa etme gayesiyle ele geçirmek isterken buradaki Serbedarîler ve Maraşîler gibi Şiî, Kertler ve Muzafferîler gibi Sünnî hanedanları ortadan kaldırmıştır. Ancak özellikle Şiîlerle mücadelesinde Sünnîliği destekler bir görüntü vermiştir. Yine kaynağını Şiîlikten alan Hurufîlere karşı takındığı sert tavırla Sünnîliğe karşı zararlı olduğunu düşündüğü hiçbir akıma hayat hakkı tanımamıştır. Çağatay ve İlhanlı topraklarını ele geçirdikten sonra bir diğer Moğol ulusu olan Altınorda üzerine seferler yapmıştır. Moğol sahası dışında kalan Anadolu, Suriye ve Irak bölgeleri üzerine yaptığı seferler bölgedeki devletlerle karşı karşıya gelmesine neden olmuştur. Son seferini Çin üzerine başlattığı esnada hayatını 1405 yılında kaybeden Timur’un askerî ve siyasi faaliyetleri sırasında ortaya koyduğu uygulamalarından yola çıkılarak din anlayışı ve mezhebi konusunda birçok görüş ileri sürülmüştür. Timur’un kişiliği ve dinî hayatından dolayı farklı yorumların yapıldığının görülmesi ve mezhepler tarihi alanında bu konu hakkında çalışma yapılmaması bizi bu konuyu araştırmaya sevk etmiştir. Biz bu çalışmada Emir Timur’un mezheplere bakışı ve iktidarı boyunca devam ettirdiği siyasi faaliyetlerinde bu bakış açısının etkilerini ortaya koymayı amaçladık. Çalışmamızı Timur dönemi tarihçilerinden Nizameddin Şami ve Ali Yezdî’nin Zafername’leri ile İbni Arabşah’ın Acaibü’l-Makdur ve Memlük Tarihçisi İbni Tagriberdi’nin en-Nücumu’z-Zahire adlı eserlerinden faydalanarak sürdürdük. Ayrıca Sultan Bayezid ile yazışmalarının kaydedildiği Feridun Bey Münşeatı’ndan yapılan çalışmalar da kullanıldı. Bunların yanı sıra Timur Tarihi ile yapılan çalışmalar ve telif eserlerden de istifade edildi. Yaptığımız inceleme sonucunda Emir Timur’un faaliyetlerini din ve mezhep kaygısının ötesinde Türk ve Moğol egemenlik anlayışının etkisiyle mutlak hâkimiyet amacını gerçekleştirmek için her türlü durumdan faydalandığı görülmüştür. Horasan bölgesinde Şiîlere karşı Sünnîliğin hamisi olarak görülürken diğer yanda bölgedeki Sünnî hanedanları da ortadan kaldırmıştır. Yine Sünnî olan Altınorda topraklarına seferler düzenlemiştir. Dolayısıyla anılan bölgelere herhangi bir din ve mezhepten kaynaklı sorunla değil doğrudan Moğol topraklarını birleştirme amacıyla yaptığı görülmektedir. Horasan ve Mazenderan’daki Şiî hanedanları ortadan kaldırması ise Şiîlerin, egemenliğine karşı sorun çıkarmalarından kaynaklanmıştır. Farklı nedenlerle sefer başlattığı Yakın Doğu’daki Osmanlı ve Memlüklü gibi Sünnî hanedanlara karşı giriştiği mücadelede kendisini ulü’l-emr olarak tanıtarak İslam dünyasının liderliğini ön plana çıkarmasında ise siyasi hedeflerini dinî bir temele oturttuğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla Emir Timur’un askerî faaliyetlerinin mensubu olduğu Sünnî İslâm inancının etkisinden ziyade siyasi nedenlerle olduğu görülmektedir. Bunun yanında iktidarı boyunca Selçukluların da yaptığı gibi Sünnî âlim ve din adamlarını desteklemesi, dinî makamlar tesis edip bu makamlara Sünnîleri getirmesi ve açılan medreseler aracılığıyla Sünnî akaidi ön plana çıkarması Sünnîliğin gelişmesinin önünü açmıştır. Mezhepler tarihi açısından bakıldığında da Selçuklular devrinde açılan Nizamiye Medreselerinin etkisiyle güç kazanan Eş’arîliğin yerini Timur ve ardılları devrinde Mâverâünnehir merkezli Mâtürîdîliğe bıraktığı görülmüştür. * Bu çalışma Doç. Dr. Hasan Gümüşoğlu danışmanlığında devam eden “Sünnîlik ve Şiîlik Temelinde Emir Timur’un Mezhep Siyaseti” adlı Yüksek Lisans tezi esas alınarak hazırlanmıştır (Yalova: Yalova Üniversitesi, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, 2023).
ISSN:2980-3543