Kânunî Sultan Süleyman'ın Tebriz Seferi (1548-1549) ve Nahçıvan- Revan-Karabağ (1552-1554) Seferleri ve Sonuçları

1547 yılında Şah Tahmasb’ın biraderi Elkâs Mirzâ, Kanuni Süleyman’a sığınarak, Osmanlı’nın İran’a sefer düzenlemesini istemiştir. Diğer taraftan Şah Tahmasb, Doğu Anadolu'yu Safevî toprağı olarak kabul ediyordu. Şiîlik propagandasını gizli “dâi-halife”leri ile Anadolu topraklarında yoğun olarak...

Full description

Saved in:
Bibliographic Details
Main Author: Remzi Kılıç
Format: Article
Language:English
Published: Sabit Dokuyan 2020-10-01
Series:Journal of Universal History Studies
Subjects:
Online Access:https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1317129
Tags: Add Tag
No Tags, Be the first to tag this record!
Description
Summary:1547 yılında Şah Tahmasb’ın biraderi Elkâs Mirzâ, Kanuni Süleyman’a sığınarak, Osmanlı’nın İran’a sefer düzenlemesini istemiştir. Diğer taraftan Şah Tahmasb, Doğu Anadolu'yu Safevî toprağı olarak kabul ediyordu. Şiîlik propagandasını gizli “dâi-halife”leri ile Anadolu topraklarında yoğun olarak sürdürüyordu. İlaveten Şah Tahmasb, Gürcistan’ın bir bölümünü işgal etmiş, Osmanlı Devleti’ne bağlı bulunan Şirvanşahlar Ülkesi’ni zorla kendisine bağlamıştır. Kânunî, Doğu Anadolu'nun Osmanlı’nın ayrılmaz toprağı olduğunu ispatlamak, Anadolu'da gerçekleşen Şiî propagandasını engellemek, Şirvanşahlar’ın tekrar bağımsızlığını temin etmek, Elkâs Mirzâ'yı da İran tahtına geçirmek gibi amaçlarla İran üzerine 1548-1549'da büyük bir sefer düzenlemiştir. Türk tarihinde II. İran Seferi olarak adlandırılan bu sefere Tebriz Seferi de denilmektedir. Şah Tahmasb, sefer sırasında kurnaz siyasetini bir kez daha uygulamış, Kânunî’yi savaşa davet eden mektuplarına rağmen yine de kaçmayı seçmiştir. Şah Tahmasb, Osmanlı Ordusunun karşısına hiçbir zaman orduyla çıkamamıştır. Kânunî, İran’da ordusuyla bir baştann bir başa Şah Tahmasb'ı takip etmiş ama yakalayamamıştır. Şah Tahmasb ise ordusuyla Hemedan'a, Kazvin'e ve Horasan'a kaçıp durmuştur.
ISSN:2667-4432