HEGEMONİK ERKEKLİK BAĞLAMINDA ERKEKLERİN CİNSELLİK VE BEKARET HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİ VE TUTUMLARI

Evlilik öncesi cinsellik ve bekaret konularında erkeklerin düşünceleri ve tutumları, cinsel birlikteliği ve bekareti nasıl anlamlandırdıkları bu çalışmanın konusunu oluşturmaktadır. Hegemonik erkeklik çerçevesinde toplumda baskın erkeklik biçimlerinden olumsuz etkilenen farklı erkeklik biçimleri de...

Full description

Saved in:
Bibliographic Details
Main Author: Nihan Ozansoy
Format: Article
Language:English
Published: BİLGİTOY BİLGİ, BİLİM, EĞİTİM,ARAŞTIRMA, GELİŞTİRME VE STRATEJİ DERNEĞİ 2022-07-01
Series:İmgelem
Subjects:
Online Access:https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/2239747
Tags: Add Tag
No Tags, Be the first to tag this record!
Description
Summary:Evlilik öncesi cinsellik ve bekaret konularında erkeklerin düşünceleri ve tutumları, cinsel birlikteliği ve bekareti nasıl anlamlandırdıkları bu çalışmanın konusunu oluşturmaktadır. Hegemonik erkeklik çerçevesinde toplumda baskın erkeklik biçimlerinden olumsuz etkilenen farklı erkeklik biçimleri de bulunmaktadır. Üniversitede okuyan gençler bu anlamda hegemonik erkeklik kalıplarından etkilenen ama aynı zamanda bu egemen erkeklik kalıplarına tabi olan ve hatta onların altında ezilen bir kesimi oluşturmaktadır. Bu çalışmada evlilik öncesi cinsellik ve bekaret konusunda erkek öğrencilerin, düşünce tutum ve deneyimlerini ortaya koymak üzere amaçlı örnekleme yöntemiyle maksimum çeşitliliği sağlamak adına Türkiye’nin iki farklı bölgesinden 16 öğrenciyle derinlemesine görüşme yapılmış ve elde edilen veriler betimsel analiz yöntemiyle yorumlanmıştır. Cinsel birliktelik ve bekaret olguları ile ilgili egemen erkeklik kalıplarının genç erkekler üzerinde kısmen etkili olsa da bu kalıplara karşı durdukları, altında ezildikleri, öğretileni uygulamak ve geleneksel değerlerin yasakladığı biçimde davranmak arasında çoğunlukla çelişki yaşadıkları görülmüştür. Bu anlamda gençlerin, bekaret ve evlilik öncesi cinsellik ile ilgili hakim geleneksel değerleri meşrulaştırarak yeniden ürettikleri ancak aynı zamanda karşı çıkıp esnettikleri ve farklı anlamlandırmalarla yaşadıkları çelişkileri aşmaya çalıştıkları çalışmada ortaya çıkan önemli bulgular olarak belirtilebilir.
ISSN:2602-4446