Ehl-i Hadîs’in İzlerini Taşıyan Bir Mâlikî Fakihi: Muhammed b. İbrâhim el-Bekkūrî

Günümüz tabiriyle sistematik bir hukuk doktrini şeklinde tanımlayabileceğimiz fıkıh mezhepleri, hukukun gerektirdiği tutarlılık ve ilkesellik arayışlarının bir sonucu olarak zaman içerisinde tabii olarak ortaya çıkan yapılardır. Nasları yorumlama yöntemleri bakımından genellikle ehl-i re’y ve ehl-i...

Full description

Saved in:
Bibliographic Details
Main Author: Burak Akca
Format: Article
Language:Arabic
Published: Gençleri Evlendirme ve Mehir Vakfı 2025-06-01
Series:İslam Hukuku Araştırmaları Dergisi
Subjects:
Online Access:https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/4136926
Tags: Add Tag
No Tags, Be the first to tag this record!
_version_ 1849421258493526016
author Burak Akca
author_facet Burak Akca
author_sort Burak Akca
collection DOAJ
description Günümüz tabiriyle sistematik bir hukuk doktrini şeklinde tanımlayabileceğimiz fıkıh mezhepleri, hukukun gerektirdiği tutarlılık ve ilkesellik arayışlarının bir sonucu olarak zaman içerisinde tabii olarak ortaya çıkan yapılardır. Nasları yorumlama yöntemleri bakımından genellikle ehl-i re’y ve ehl-i hadis olmak üzere ikili bir tasnife tabi tutulan bu yapılardan Mâlikî mezhebi, İbn Haldûn (ö. 808/1406) tarafından ehl-i hadis kategorisinde konumlandırmış olsa da Şâfiî ve Hanbelî ekolü ile kıyaslandığında ehl-i re’ye daha yakın durmaktadır. Ancak gerek ekoller gerekse şahıslar özelinde yapılan bu tür tasnifler, suni tasnifler olup genel bir fikir vermek dışında vakıayı ortaya koymada yetersiz kalmaktadır. Hadis-rey tasnifi üzerinden düşünüldüğünde aynı mezhebe mensup olan fakihler dahi nasları anlama ve yorumlama konusunda farklı yaklaşımlara sahip olabilmekte ve tali meselelerde aralarında metodolojik ayrılıklar görülebilmektedir. Nitekim bazıları, kurucu imamlarına olan derin saygılarından dolayı veya mezhebin sistematik dokusunu zedelememeye ve iç tutarlılığı korumaya verdikleri büyük önemden ötürü ya da başka bir sebebe binaen nasları, mezheplerinin genel kabulleri çerçevesinde yorumlarken; bazıları ise doktrin sınırlarını aşma pahasına nasların literal anlamlarını muhafaza etmeyi prensip edinmiştir. Aralarında hoca-talebe ilişkisi de bulunan Mâlikî fukahâsından Karâfî (ö. 684/1285) ve Bekkūrî’nin (ö. 707/1308) tikel meselelerdeki görüş ayrılıkları, bu yorum ve yöntem farklılığına güzel bir örnek teşkil etmektedir. Terâcim kaynaklarında hakkında pek bir bilgi bulunmayan ve genellikle Karâfî’nin talebesi olarak anılan Bekkūrî’nin günümüze ulaşan tek eseri hocasının el-Furûk adlı eseri üzerine kaleme almış olduğu Tertîbü’l-Furûk adlı çalışmasıdır. Bekkūrî bu eserinde geleneksel bir Mâlikî fakihi olmanın ötesinde ehl-i hadis ekolünden etkilenmiş bir muhaddis fakih profili sergilemiştir. Mezhep mensubiyeti ile ilgili bir problemi olmasa da söz konusu hadislerin mezhep görüşü ile tearuz eden literal anlamları olduğunda, doktrin dışına çıkmaktan çekinmemiş ve Mâlikî fukahâsının hadis-mezhep uzlaşmasını sağlamak için yapmış olduğu yorumları ikna edici bulmamıştır. Hatta yeri geldiğinde müntesibi olduğu mezhebin imamı olan İmam Mâlik (ö. 179/795) ile dahi tartışabilmiştir.
format Article
id doaj-art-d432666cb46f46adbd594fd9ac3ab35b
institution Kabale University
issn 1304-1045
language Arabic
publishDate 2025-06-01
publisher Gençleri Evlendirme ve Mehir Vakfı
record_format Article
series İslam Hukuku Araştırmaları Dergisi
spelling doaj-art-d432666cb46f46adbd594fd9ac3ab35b2025-08-20T03:31:30ZaraGençleri Evlendirme ve Mehir Vakfıİslam Hukuku Araştırmaları Dergisi1304-10452025-06-014511513310.59777/ihad.15314172249Ehl-i Hadîs’in İzlerini Taşıyan Bir Mâlikî Fakihi: Muhammed b. İbrâhim el-BekkūrîBurak Akca0https://orcid.org/0000-0002-7853-5828ANKARA SOSYAL BİLİMLER ÜNİVERSİTESİGünümüz tabiriyle sistematik bir hukuk doktrini şeklinde tanımlayabileceğimiz fıkıh mezhepleri, hukukun gerektirdiği tutarlılık ve ilkesellik arayışlarının bir sonucu olarak zaman içerisinde tabii olarak ortaya çıkan yapılardır. Nasları yorumlama yöntemleri bakımından genellikle ehl-i re’y ve ehl-i hadis olmak üzere ikili bir tasnife tabi tutulan bu yapılardan Mâlikî mezhebi, İbn Haldûn (ö. 808/1406) tarafından ehl-i hadis kategorisinde konumlandırmış olsa da Şâfiî ve Hanbelî ekolü ile kıyaslandığında ehl-i re’ye daha yakın durmaktadır. Ancak gerek ekoller gerekse şahıslar özelinde yapılan bu tür tasnifler, suni tasnifler olup genel bir fikir vermek dışında vakıayı ortaya koymada yetersiz kalmaktadır. Hadis-rey tasnifi üzerinden düşünüldüğünde aynı mezhebe mensup olan fakihler dahi nasları anlama ve yorumlama konusunda farklı yaklaşımlara sahip olabilmekte ve tali meselelerde aralarında metodolojik ayrılıklar görülebilmektedir. Nitekim bazıları, kurucu imamlarına olan derin saygılarından dolayı veya mezhebin sistematik dokusunu zedelememeye ve iç tutarlılığı korumaya verdikleri büyük önemden ötürü ya da başka bir sebebe binaen nasları, mezheplerinin genel kabulleri çerçevesinde yorumlarken; bazıları ise doktrin sınırlarını aşma pahasına nasların literal anlamlarını muhafaza etmeyi prensip edinmiştir. Aralarında hoca-talebe ilişkisi de bulunan Mâlikî fukahâsından Karâfî (ö. 684/1285) ve Bekkūrî’nin (ö. 707/1308) tikel meselelerdeki görüş ayrılıkları, bu yorum ve yöntem farklılığına güzel bir örnek teşkil etmektedir. Terâcim kaynaklarında hakkında pek bir bilgi bulunmayan ve genellikle Karâfî’nin talebesi olarak anılan Bekkūrî’nin günümüze ulaşan tek eseri hocasının el-Furûk adlı eseri üzerine kaleme almış olduğu Tertîbü’l-Furûk adlı çalışmasıdır. Bekkūrî bu eserinde geleneksel bir Mâlikî fakihi olmanın ötesinde ehl-i hadis ekolünden etkilenmiş bir muhaddis fakih profili sergilemiştir. Mezhep mensubiyeti ile ilgili bir problemi olmasa da söz konusu hadislerin mezhep görüşü ile tearuz eden literal anlamları olduğunda, doktrin dışına çıkmaktan çekinmemiş ve Mâlikî fukahâsının hadis-mezhep uzlaşmasını sağlamak için yapmış olduğu yorumları ikna edici bulmamıştır. Hatta yeri geldiğinde müntesibi olduğu mezhebin imamı olan İmam Mâlik (ö. 179/795) ile dahi tartışabilmiştir.https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/4136926i̇slam hukukutertîbü’l-furûkbekkūrîkarâfîi̇bn abdüsselâmislamic lawtartîb al-furūqal-bakkūrīal-qarāfîibn ‘abd al-salām
spellingShingle Burak Akca
Ehl-i Hadîs’in İzlerini Taşıyan Bir Mâlikî Fakihi: Muhammed b. İbrâhim el-Bekkūrî
İslam Hukuku Araştırmaları Dergisi
i̇slam hukuku
tertîbü’l-furûk
bekkūrî
karâfî
i̇bn abdüsselâm
islamic law
tartîb al-furūq
al-bakkūrī
al-qarāfî
ibn ‘abd al-salām
title Ehl-i Hadîs’in İzlerini Taşıyan Bir Mâlikî Fakihi: Muhammed b. İbrâhim el-Bekkūrî
title_full Ehl-i Hadîs’in İzlerini Taşıyan Bir Mâlikî Fakihi: Muhammed b. İbrâhim el-Bekkūrî
title_fullStr Ehl-i Hadîs’in İzlerini Taşıyan Bir Mâlikî Fakihi: Muhammed b. İbrâhim el-Bekkūrî
title_full_unstemmed Ehl-i Hadîs’in İzlerini Taşıyan Bir Mâlikî Fakihi: Muhammed b. İbrâhim el-Bekkūrî
title_short Ehl-i Hadîs’in İzlerini Taşıyan Bir Mâlikî Fakihi: Muhammed b. İbrâhim el-Bekkūrî
title_sort ehl i hadis in izlerini tasiyan bir maliki fakihi muhammed b ibrahim el bekkuri
topic i̇slam hukuku
tertîbü’l-furûk
bekkūrî
karâfî
i̇bn abdüsselâm
islamic law
tartîb al-furūq
al-bakkūrī
al-qarāfî
ibn ‘abd al-salām
url https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/4136926
work_keys_str_mv AT burakakca ehlihadisinizlerinitasıyanbirmalikifakihimuhammedbibrahimelbekkuri