Sirâceddin el-Hindî ve Risâle fî Mesʾeleti’l-Kefâeh İsimli Eseri: İnceleme ve Tahkik
Bahrî/Türk Memlükler (648-792/1250-1390) döneminde Hanefî kâdılkudâtı olan Sirâceddin el-Hindî’nin (ö. 773/1372) Risâle fî mesʾeleti’l-kefâʾeh isimli eseri, o dönemde Hanefî mezhebinin nikâhta denklik öğretisinde meydana gelen değişimi yansıtan önemli bir fıkıh risalesidir. Hindî’nin Risâle fî mesʾe...
Saved in:
| Main Author: | |
|---|---|
| Format: | Article |
| Language: | Arabic |
| Published: |
Gençleri Evlendirme ve Mehir Vakfı
2025-06-01
|
| Series: | İslam Hukuku Araştırmaları Dergisi |
| Subjects: | |
| Online Access: | https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/4483607 |
| Tags: |
Add Tag
No Tags, Be the first to tag this record!
|
| Summary: | Bahrî/Türk Memlükler (648-792/1250-1390) döneminde Hanefî kâdılkudâtı olan Sirâceddin el-Hindî’nin (ö. 773/1372) Risâle fî mesʾeleti’l-kefâʾeh isimli eseri, o dönemde Hanefî mezhebinin nikâhta denklik öğretisinde meydana gelen değişimi yansıtan önemli bir fıkıh risalesidir. Hindî’nin Risâle fî mesʾeleti’l-kefâʾeh isimli eserini yazma sebebi, 27 Cemâziyelevvel 770 (7 Ocak 1379) tarihinde gerçekleşen bir evlilik olayıdır. Bu evlilik, Bahrî Memlüklerin Sultanı el-Melikü’l-Eşref Zeyneddin II. Şaban b. Hüseyin’in (ö. 777/1376) kız kardeşi Hond Sâre ile “takdimetü elf” (Binbaşı) rütbeli komutan Emir Beştek (ö. 771/1370) arasında Sultan’ın isteğiyle gerçekleşmiştir. Bu iki ismin nikâhını o sırada kâdılkudat olan Sirâceddin el-Hindî kıymıştır. Ancak kim oldukları dönemin bazı fıkıhçıları, damadın bir zamanlar köle olduğu gerekçesiyle bu evliliğin Hanefî mezhebinin denklik öğretisi açısından geçersiz olduğunu ileri sürmüşlerdir. Hindî de kaleme aldığı bu risalede genel olarak bu nikâhın geçerli olduğunu ve Hanefi denklik öğretisine getirdiği bir yorumla bu nikâhta fıkhî açıdan bir problem bulunmadığını izah etmeye çalışır. Yazma nüshaları ve dönemin Memlük tarihçilerinin çalışmaları üzerinden Hindî’ye ait olduğunu kesin olarak tespit ettiğim bu risale, daha önce yanlışlıkla, yaklaşık bir yüzyıl sonra aynı bölgede yaşamış bir başka Hanefî hukukçusu olan Kâsım b. Kutluboğa’ya (ö. 879/1474) nispet edilerek neşredilmiştir. Bu neşir, tek ve eksik bir nüshaya dayandığı için risalenin yanlış kişiye nispet edilmesinin yanı sıra, tahkikli metin bölümünün yaklaşık yarı yarıya eksik olma kusurunu da taşımaktadır. Müellifin kısa hayatı, risalenin adı, müellifine aidiyeti, telif sebebi, telif tarihi, kaynakları, önemi, eksik neşri ve yazma nüshalarını konu eden bir inceleme kısmı ile birlikte üç tam yazma nüshaya dayalı tahkikli metinden oluşan elinizdeki çalışmayla; Memlük araştırmaları, İslam aile hukuku ve İslam hukukunda değişim gibi konularda çalışan araştırmacılar için, küçük ancak daha önce gün yüzüne çıkmamış özgün bir kaynak kazandırmış olmayı umuyorum. |
|---|---|
| ISSN: | 1304-1045 |