Deliller Bağlamında Hanefî Âlimlerin Usulde Kesinlik Arayışları

Çalışmanın amacı Hanefî usulcülerin nazarında epistemolojik açıdan kat‘î hükme ulaşmanın imkânını, izlenen metodu ve usuldeki sonuçlarını deliller bağlamında ele almaktır. Bu amaçla Hanefî literatürüne bakıldığında şer‘î delillerin Şâri‘’e isnadı bakımından ilim gerektiren (kat‘î) ve ilim gerektirme...

Full description

Saved in:
Bibliographic Details
Main Author: Elif Çalışır
Format: Article
Language:Arabic
Published: Gençleri Evlendirme ve Mehir Vakfı 2025-06-01
Series:İslam Hukuku Araştırmaları Dergisi
Subjects:
Online Access:https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/4039913
Tags: Add Tag
No Tags, Be the first to tag this record!
_version_ 1849421378907799552
author Elif Çalışır
author_facet Elif Çalışır
author_sort Elif Çalışır
collection DOAJ
description Çalışmanın amacı Hanefî usulcülerin nazarında epistemolojik açıdan kat‘î hükme ulaşmanın imkânını, izlenen metodu ve usuldeki sonuçlarını deliller bağlamında ele almaktır. Bu amaçla Hanefî literatürüne bakıldığında şer‘î delillerin Şâri‘’e isnadı bakımından ilim gerektiren (kat‘î) ve ilim gerektirmeyen (zannî) şeklinde iki kısma ayrıldığı ve hüccet değerlerinin epistemik analizlere tâbi tutulduğu görülmektedir. Deliller arasında böyle bir ayırıma gidilmesiyle birlikte zan ifade eden delil ile kat’î bilgi ifade eden delilin ahkâmın teşri’înde aynı kuvvette işleve sahip olmadığı açıkça ortaya konmuştur. İlim gerektiren delillerin varlığıyla bir taraftan, usulde mutlak manada olmasa da kat‘îliğin imkân dâhilinde olduğuna işaret edilirken diğer taraftan, içerisinde şüphe barındıran zannî delillerin denetlenmesinde referans aralığı oluşturularak epistemolojik değerleri kat‘î seviyeye yükseltilmeye çalışılmıştır. Bundan mütevellit bilgi değeri zannî olan âhâd haberle mutlak olarak değil birtakım şartlar altında amel edilmiştir. Bu şartlardan biri âhâd haberin ilim (kat‘î bilgi) gerektiren delillere arz edilmesidir. Arz sonucunda söz konusu delillere muhalif olan âhâd haberle âm lafzın tahsisi, mutlak lafzın takyidi terk edilmiştir. Benzer bir yaklaşım “şer‘in bir aslından başka bir aslına rucû etmek” anlamına gelen istihsân yönteminde mülahaza edilmektedir. Şöyle ki Hanefî usûlcüsü zihninde kıyâs (genel kaide veya açık kıyâs) hükmünü tümevarım (istikrâ) yöntemiyle elde ettiği, epistemik açıdan kat‘î bilgi seviyesindeki makâsıdü’ş-şerîaya arz etmesi sonucunda istihsân hükmünü daha kuvvetli bir delil olarak görüp kıyâsı (genel kâide veya açık kıyâs) terk etmektedir. Bir bakıma zannî olan kıyas hükmünü kat’î olan makâsıdü’ş-şerîayla denetlemektedir. Son tahlilde Hanefîler içerisinde şüphe olan delilleri tevâtür, şöhret, icmâ yoluyla ya da tümevarım (istikrâ) yöntemiyle elde ettikleri kat’î veya kat’îye yakın delillerle denetleyerek / destekleyerek usûldeki zannîliği en aza indirmeye çabalamışlardır. Bazen de bu kat’îlik düşüncesinden hareketle Şâri‘’e söylemediği şeyi söyletmekten çekinen ihtiyatlı bir tutum sergilemişler ve lafzı mefhûmü’l-muhâlefe örneğinde olduğu gibi mantukuyla sınırlamışlardır. Hanefî âlimlerin usuldeki bu kat‘î bilgi arayışları, tahsis, takyid ve nesih yollarının bir yönüyle sınırlandırılması ve böylece nasların zâhirî manasının daha fazla korunmasıyla sonuçlanmıştır.
format Article
id doaj-art-c8c55c487ed24063a793c8bb65c88b79
institution Kabale University
issn 1304-1045
language Arabic
publishDate 2025-06-01
publisher Gençleri Evlendirme ve Mehir Vakfı
record_format Article
series İslam Hukuku Araştırmaları Dergisi
spelling doaj-art-c8c55c487ed24063a793c8bb65c88b792025-08-20T03:31:28ZaraGençleri Evlendirme ve Mehir Vakfıİslam Hukuku Araştırmaları Dergisi1304-10452025-06-0145295510.59777/ihad.15092402249Deliller Bağlamında Hanefî Âlimlerin Usulde Kesinlik ArayışlarıElif Çalışır0https://orcid.org/0000-0002-1228-8123Diyanet İşleri BaşkanlığıÇalışmanın amacı Hanefî usulcülerin nazarında epistemolojik açıdan kat‘î hükme ulaşmanın imkânını, izlenen metodu ve usuldeki sonuçlarını deliller bağlamında ele almaktır. Bu amaçla Hanefî literatürüne bakıldığında şer‘î delillerin Şâri‘’e isnadı bakımından ilim gerektiren (kat‘î) ve ilim gerektirmeyen (zannî) şeklinde iki kısma ayrıldığı ve hüccet değerlerinin epistemik analizlere tâbi tutulduğu görülmektedir. Deliller arasında böyle bir ayırıma gidilmesiyle birlikte zan ifade eden delil ile kat’î bilgi ifade eden delilin ahkâmın teşri’înde aynı kuvvette işleve sahip olmadığı açıkça ortaya konmuştur. İlim gerektiren delillerin varlığıyla bir taraftan, usulde mutlak manada olmasa da kat‘îliğin imkân dâhilinde olduğuna işaret edilirken diğer taraftan, içerisinde şüphe barındıran zannî delillerin denetlenmesinde referans aralığı oluşturularak epistemolojik değerleri kat‘î seviyeye yükseltilmeye çalışılmıştır. Bundan mütevellit bilgi değeri zannî olan âhâd haberle mutlak olarak değil birtakım şartlar altında amel edilmiştir. Bu şartlardan biri âhâd haberin ilim (kat‘î bilgi) gerektiren delillere arz edilmesidir. Arz sonucunda söz konusu delillere muhalif olan âhâd haberle âm lafzın tahsisi, mutlak lafzın takyidi terk edilmiştir. Benzer bir yaklaşım “şer‘in bir aslından başka bir aslına rucû etmek” anlamına gelen istihsân yönteminde mülahaza edilmektedir. Şöyle ki Hanefî usûlcüsü zihninde kıyâs (genel kaide veya açık kıyâs) hükmünü tümevarım (istikrâ) yöntemiyle elde ettiği, epistemik açıdan kat‘î bilgi seviyesindeki makâsıdü’ş-şerîaya arz etmesi sonucunda istihsân hükmünü daha kuvvetli bir delil olarak görüp kıyâsı (genel kâide veya açık kıyâs) terk etmektedir. Bir bakıma zannî olan kıyas hükmünü kat’î olan makâsıdü’ş-şerîayla denetlemektedir. Son tahlilde Hanefîler içerisinde şüphe olan delilleri tevâtür, şöhret, icmâ yoluyla ya da tümevarım (istikrâ) yöntemiyle elde ettikleri kat’î veya kat’îye yakın delillerle denetleyerek / destekleyerek usûldeki zannîliği en aza indirmeye çabalamışlardır. Bazen de bu kat’îlik düşüncesinden hareketle Şâri‘’e söylemediği şeyi söyletmekten çekinen ihtiyatlı bir tutum sergilemişler ve lafzı mefhûmü’l-muhâlefe örneğinde olduğu gibi mantukuyla sınırlamışlardır. Hanefî âlimlerin usuldeki bu kat‘î bilgi arayışları, tahsis, takyid ve nesih yollarının bir yönüyle sınırlandırılması ve böylece nasların zâhirî manasının daha fazla korunmasıyla sonuçlanmıştır.https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/4039913islamic lawhanāfi methoddefinitive evidenceistiḥsānmaqāṣid al-shariai̇slâm hukukuhanefî usulükat‘î delili̇stihsânmakâsıdü’ş-şerîa
spellingShingle Elif Çalışır
Deliller Bağlamında Hanefî Âlimlerin Usulde Kesinlik Arayışları
İslam Hukuku Araştırmaları Dergisi
islamic law
hanāfi method
definitive evidence
istiḥsān
maqāṣid al-sharia
i̇slâm hukuku
hanefî usulü
kat‘î delil
i̇stihsân
makâsıdü’ş-şerîa
title Deliller Bağlamında Hanefî Âlimlerin Usulde Kesinlik Arayışları
title_full Deliller Bağlamında Hanefî Âlimlerin Usulde Kesinlik Arayışları
title_fullStr Deliller Bağlamında Hanefî Âlimlerin Usulde Kesinlik Arayışları
title_full_unstemmed Deliller Bağlamında Hanefî Âlimlerin Usulde Kesinlik Arayışları
title_short Deliller Bağlamında Hanefî Âlimlerin Usulde Kesinlik Arayışları
title_sort deliller baglaminda hanefi alimlerin usulde kesinlik arayislari
topic islamic law
hanāfi method
definitive evidence
istiḥsān
maqāṣid al-sharia
i̇slâm hukuku
hanefî usulü
kat‘î delil
i̇stihsân
makâsıdü’ş-şerîa
url https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/4039913
work_keys_str_mv AT elifcalısır delillerbaglamındahanefialimlerinusuldekesinlikarayısları