YENİ SÖMÜRGECİLİK VE HEGEMONYA BAĞLAMINDA FRANSA’NIN SON DÖNEM SURİYE SİYASETİ

Bu çalışmanın amacı, Fransa’nın son dönemde Suriye’de uyguladığı siyasetin emperyal ve sömürgeci bir anlayışa dayandığı ve aynı siyasi anlayışın tüm Ortadoğu için geçerli olduğu tezinin savunulmasıdır. Fransa’nın Ortadoğu ve Suriye politikası, yeni sömürgecilik anlayışı kapsamında, coğrafya, ekonomi...

Full description

Saved in:
Bibliographic Details
Main Author: Murat Cihan
Format: Article
Language:English
Published: ÇAĞATAY SARP 2021-06-01
Series:Toplum ve Kültür Araştırmaları Dergisi
Subjects:
Online Access:https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1398376
Tags: Add Tag
No Tags, Be the first to tag this record!
Description
Summary:Bu çalışmanın amacı, Fransa’nın son dönemde Suriye’de uyguladığı siyasetin emperyal ve sömürgeci bir anlayışa dayandığı ve aynı siyasi anlayışın tüm Ortadoğu için geçerli olduğu tezinin savunulmasıdır. Fransa’nın Ortadoğu ve Suriye politikası, yeni sömürgecilik anlayışı kapsamında, coğrafya, ekonomi ve din olgusu üzerinden şekillenmektedir. Birinci Dünya Savaşı sonrasında, Ortadoğu bölgesinde değişen haritalar, İkinci Dünya Savaşı sonrasında yaşanan siyasi gelişmeler ve küreselleşme ile birlikte, toprakların işgal edilmesi suretiyle yapılan klasik sömürgecilik anlayışı terk edilmiştir. Sömürge yapılacak devletleri idare eden yöneticilerin etki altına alınması, yerel halkın sömürüyü olağan karşılaması amacıyla yürütülen sosyo-kültürel faaliyetlerle sömürgeciliğin devam etmesi yeni sömürgecilik tanımını doğurmuştur. Özellikle Ortadoğu’da bulunan ve feodal özellik taşıyan bir takım devletlerle çoğu Afrika yönetimleri emperyal devletlerin kontrolü altına girmiştir. Fransa Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra, savaşta kazanan taraf olmasının etkisiyle Suriye, Irak, Lübnan ve Libya gibi devletlerde hegemon güç olmuştur. Hegemonyadan kaynaklı elde ettiği politik, ekonomik ve askeri kazançları günümüzde ve gelecekte korumak istemektedir. Fransa, İngiltere’nin AB’den ayrılması ile birlikte, Almanya’nın siyasi bir liderlik üstlenemeyeceğini değerlendirmekte ve kendini AB’nin temsilcisi olarak öne çıkararak lider devlet olma amacı gütmektedir. Kuzey Afrika’da, Doğu Akdeniz’de, Kafkasya’da, Suriye’de ve diğer Ortadoğu devletlerinde meydana gelen olaylara müdahil olarak, kendi milli stratejisini uygulamaktadır. Bu stratejide Türkiye ile çıkarları çatışmaktadır ve Türkiye’yi bu bağlamda bir tehdit olarak görmektedir. Fransa, Türkiye’nin yeni Osmanlıcılık eğilimi ile Ortadoğu ve Doğu Akdeniz’de genişlemeci bir siyaset izlediğini iddia etmektedir. Avrupa Birliği ve Amerika Birleşik Devletlerinin desteğini alarak Türkiye’yi Ortadoğu’dan uzaklaştırmak, Doğu Akdeniz bölgesinde etkisizleştirmek, Kafkasya’da Azerbaycan ve diğer Türk Cumhuriyetleriyle bağlantısını kesmek istemektedir.
ISSN:2667-5854