Mistik Düşüncelerdeki Fenâ, Nirvana, Devekuth, Mânevî Evlilik ve Kendiliğindenlik Anlayışları Bağlamında Birliğe Giden Yol
Mistik düşüncelerdeki “birlik”, farklı din ve felsefî sistemlerde insanın ilâhî olanla veya mutlak hakikatle bütünleşmesini ifade eden derin bir kavramdır. Bu anlayış, her kültür ve teolojik bağlamda özgün biçimlerde ortaya çıkar. İslâm tasavvufunda “fenâ”, Budizm’de “nirvana”, Yahudilik’te “devekut...
Saved in:
| Main Author: | |
|---|---|
| Format: | Article |
| Language: | English |
| Published: |
Anadolu Ilahiyat Akademisi
2025-06-01
|
| Series: | Eskiyeni |
| Subjects: | |
| Online Access: | https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/4419796 |
| Tags: |
Add Tag
No Tags, Be the first to tag this record!
|
| Summary: | Mistik düşüncelerdeki “birlik”, farklı din ve felsefî sistemlerde insanın ilâhî olanla veya mutlak hakikatle bütünleşmesini ifade eden derin bir kavramdır. Bu anlayış, her kültür ve teolojik bağlamda özgün biçimlerde ortaya çıkar. İslâm tasavvufunda “fenâ”, Budizm’de “nirvana”, Yahudilik’te “devekuth”, Hıristiyanlıkta “mânevî evlilik” ve Taoizm’de “kendiliğindenlik” gibi kavramlar, insanın dünyevî benliğinden arınarak ya da ego ve arzularını aşarak daha yüksek bir gerçekliğe ulaşmasını temsil eder. Tasavvufî düşüncede “fenâ”, kişinin benliğini ve dünyevî arzularını tamamen terk ederek Allah’ta yok olmasıdır. Bu deneyim, sâlikin kendisini ilâhî hakikate tam anlamıyla teslim etmesiyle mümkün hale gelir. Benzer şekilde Budizm’deki “nirvana” kavramı, arzuların ve egonun aşılmasıyla acının sona erdiği zihinsel bir özgürlük ve huzur durumunu ifade eder. Yahudilikteki “devekuth”, Tanrı ile sürekli bir bağlılık ve ruhsal yakınlık durumunu vurgular. Bu, günlük yaşamda Tanrı’nın varlığını hissetmeyi içerir. Hıristiyan mistisizminde “mânevî evlilik”, duygusal, entelektüel ve ruhsal düzeyde Tanrı ile tam bir birleşmeyi simgeler. Taoizm’deki “kendiliğindenlik” ise bireyin doğanın akışına uyum sağlaması ve bu akışla bir olmasıdır. Burada birey, doğanın döngüleriyle kendiliğinden bir birlik içinde hareket eder. Bu farklı kavramlar, her ne kadar ayrı teolojik ve felsefî kökenlere sahip olsa da ortak bir temayı paylaşır. İnsan, daha yüksek bir gerçeklikle bütünleşme arzusu taşır. Bununla beraber her bir din, bu mistik hedefe ulaşma yollarını farklı şekilde tanımlar ve yorumlar. Bu bakımdan mistik düşüncelerdeki “birlik” kavramı, dinler ve felsefeler arasında ortak bir ruhsal arayışın evrensel bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Bu çalışma, farklı mistik geleneklerdeki “birlik” anlayışını incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma, nitel bir yöntem olan doküman analizi çerçevesinde gerçekleştirilmiş; veri tespiti ve yorumlama süreçleri, belirlenen tematik çerçeve doğrultusunda ele alınmıştır. Elde edilen veriler, bağlamsal ve içeriksel ilişkilendirmelerle analiz edilerek araştırma probleminin çözümüne katkı sağlayacak şekilde yorumlanmıştır. Çalışmanın bulguları, farklı geleneklerdeki mistik birlik anlayışlarının, bireyin dünyevî benliğini aşarak daha yüksek bir varoluşa ulaşma çabasını yansıttığını göstermektedir. Her bir dinî gelenekte bu arayış, özgün kavramlarla ifade edilse de özünde evrensel bir mânevî hedefi paylaşmaktadır. Bununla birlikte her gelenekte bu tecrübelerin ifade ediliş biçimleri, bağlı oldukları dinî anlayış, kültürel ve tarihsel bağlamlara göre şekillenmiş ve farklılaşmıştır. |
|---|---|
| ISSN: | 2636-8536 |