Plotinos’ta Bilinç Kavramı
Varlığı bilme ve anlama felsefe tarihi içerisinde her daim var olmuştur. Varlığı anlamaya ve açıklamaya çalışan felsefelerden biri de Helenistik felsefe içerisinde yeniden doğuşun adı olan Yeni Platonculuktur. Yeni Platonculuğun kurucusu M.s. 270 yılında ölen Plotinos’tur. Plotinos varlığı sudur te...
Saved in:
| Main Author: | |
|---|---|
| Format: | Article |
| Language: | Turkish |
| Published: |
Oku Okut Yayınları
2025-01-01
|
| Series: | TSBS Bildiriler Dergisi |
| Subjects: | |
| Online Access: | https://sempozyum.okuokut.org/article/view/637 |
| Tags: |
Add Tag
No Tags, Be the first to tag this record!
|
| Summary: | Varlığı bilme ve anlama felsefe tarihi içerisinde her daim var olmuştur. Varlığı anlamaya ve açıklamaya çalışan felsefelerden biri de Helenistik felsefe içerisinde yeniden doğuşun adı olan Yeni Platonculuktur. Yeni Platonculuğun kurucusu M.s. 270 yılında ölen Plotinos’tur. Plotinos varlığı sudur teorisi ile açıklamıştır. Plotinos, sudur teorisinde varlığın yanında insanın ve insan bilincinin bu evrendeki önemini de ele almıştır. Çünkü insan, kendi bilinci vasıtasıyla kendi özünü ve evrendeki varlıkların hakiki özlerini bilmektedir. Varlığın ve kendisinin hakiki özünü bilen insan artık bir farkındalık içerisindedir. Plotinos’a göre insan bu farkındalığını evrendeki maddelere anlamlar yükleyerek evrene bir değer atfederek göstermektedir. Plotinos’a göre bu farkındalığın nasıl olduğunu anlamak için varlığın en üst aşaması olan Bir’i iyi bilmemiz gerekmektedir. Çünkü Bir, sudur teorisinin baş evresidir. Evrendeki varlığın ve insanın hakiki özünün bilgisi varlığın en üst aşaması olan Bir’de saklıdır. Gizlilik içerisinde kalamayan Bir, kendi özüne yakın olan Nous’u oluşturmaktadır. Nous’un kendini farkına varmasıyla sudurun bir aşaması olan Ruh oluşmuştur. Ruhu oluşturan Nous’un Bir’e dönmesi ve Bir’i seyre dalmasıyla varlıkların formları Nous’a akmaktadır. Nous’un oluşturduğu Ruh, Bir ile irtibatını Nous üzerinden sağlamaktadır. Ruh, Nous’a dönerek Nous’taki formları kendi özüne kopyalar ve onları evrendeki maddelere aktarır. Ruhtaki formları alan maddeler Bir’den az pay aldıkları için daha az aydınlanmışlardır. Bu aydınlanmadan mahrum kalanlar ise yetkinlik bakımından eksik ve aydınlanma bakımından karanlık olarak evrende durmaya devam etmektedirler. Plotinos’a göre madde Bir’den az veya hiç pay almadığı için aydınlanması da ya az ya da hiç yoktur bu sebeple de madde kötüdür. Plotinos’a göre evrendeki bu olayları anlayabilmek için bize yol gösterecek olan şey ise Ruhumuz aracılığı ile bize verilmiş olan bilinçtir. Plotinos için bilincimiz bizim biz olduğumuzun ve bizim evrendeki engellere karşı önümüzün aydınlanmasının farkındalığını sağlayan bir içsel deneyimdir. İnsan bu içsel deneyim ile evrendeki konumunu, evrenle olan ilişkisini ve kendisinin yaratanla olan bağını anlayabilmektedir. Bu farkındalığın nasıl başladığı ve nereye kadar götürülebileceği Plotinos felsefesinde bir sorundur çünkü insan bedeni ile sınırlı ama ruhu ile özgürleşmek isteyen bir varlıktır.
* Bu çalışma Prof. Dr. Sema Önal Danışmanlığında 2018 yılında “Plotinos’un Mistisizmi” başlıklı Yüksek Lisans Tezi (Kırıkkale Üniversitesi, Kırıkkale, Türkiye, 2018) esas alınarak hazırlanmıştır.
|
|---|---|
| ISSN: | 2980-3543 |