İslâm Hukukuna Göre (Gazze’de) Zulüm Altındaki Müslümanlara Yardım Yükümlülüğü
Tarih boyunca, insanların inançları ve farklılıkları sebebiyle baskı ve zulme uğradıkları görülmektedir. Demokrasi ve insan hakları konusunda ileri seviyelere ulaşıldığının iddia edildiği günümüzde de insanlar, inanç ve farklılıkları sebebiyle öldürülmekte, baskı ve zulme ma...
Saved in:
| Main Author: | |
|---|---|
| Format: | Article |
| Language: | Arabic |
| Published: |
Burdur Mehmet Akif Ersoy University
2024-11-01
|
| Series: | Burdur İlahiyat Dergisi |
| Online Access: | https://dergipark.org.tr/tr/doi/10.59932/burdurilahiyat.1564353 |
| Tags: |
Add Tag
No Tags, Be the first to tag this record!
|
| Summary: | Tarih boyunca, insanların inançları ve farklılıkları sebebiyle baskı ve zulme uğradıkları görülmektedir. Demokrasi ve insan hakları konusunda ileri seviyelere ulaşıldığının iddia edildiği günümüzde de insanlar, inanç ve farklılıkları sebebiyle öldürülmekte, baskı ve zulme maruz kalmaktadırlar. Zulme uğrayan toplumlardan biri de Gazze’de yaşayan Filistinli Müslümanlardır. 1948 yılından itibaren İsrail, Filistin topraklarını işgal etmiş ve halkına baskı, zulüm ve işkence uygulamıştır. İsrail’in, cinayet, zulüm ve işkenceleri 07 Ekim 2023 tarihinde yeni bir boyuta evrilerek bir insanlık suçu olan soykırıma dönüşmüştür. İsrail, 07.10.2023 tarihinden bugüne, çoğunluğu çocuk ve kadınlardan oluşan 41.909 kişiyi katletmiş ve 97.303 kişiyi yaralamıştır. Müslümanların, Filistin halkına yönelik devam eden bu cinayet, işkence ve zulmün sonlandırılması konusunda yapması gereken stratejik, ekonomik ve askeri yükümlülükleri bulunmaktadır.Müslümanların “iyilik ve Allah’a karşı kulluk bilincinde yardımlaşma” yükümlülüğünün gereği olarak, İslâm ülkelerinin işbirliği yapmaları; Müslümanların aleyhine bir ittifaka girmekten kaçınmaları gerekir. Bu çerçeveden olarak İslâm ülkeleri, İsrail ile diplomatik ve stratejik ilişkilerini kesmeli; üçüncü ülkelerle Filistinliler aleyhine olabilecek eylemlerde işbirliği yapmamalı, Müslümanların aleyhine olabilecek gizli bilgileri onlarla paylaşmamalıdırlar.İslâm hukukunda, İslâm’a ve Müslümanlara düşmanca duygular besleyen ve/veya İslâm ülkesine saldıran ülke ve gruplara, silah, mühimmat, yedek parça ve silah yapımında kullanılan hammaddelerin satışı ittifakla caiz görülmemiştir. Bunun yanında haksız olarak İslâm ülkesine savaş açan, Müslümanlara baskı ve zulüm uygulayan gayrimüslimleri bu hareketlerinden vazgeçirmek ve barışa zorlamak amacıyla, silah dışındaki gıda maddeleri, giysi, petrol gibi temel ihtiyaçların satışına sınırlandırma getirilebilir. Bu çerçeveden olarak Filistin halkına yönelik cinayet, işkence ve zulmü sonlandırmak amacıyla İsrail ve onu destekleyen ülkelere silah yapımında kullanılan hammadde, petrol gibi stratejik malların satılmaması gerekir. Bunun yanında söz konusu ülkelerden ithalat yasağı; bireysel olarak da bu ülke mallarının alınmaması da yükümlülükler arasındadır. Ayrıca İsrail’in zulmü altında, yiyecek, içecek, barınma gibi temel ihtiyaçlarından mahrum Filistinlilere yardım elini uzatmak; hasta ve yaralıların tedavisini yaptırmak, ilaç ve tıbbî malzeme yardımında bulunmak; diğer İslâm ülkesine sığınan Filistinlilere sınırları açarak güvenli bir yuva sunmak Müslümanların görevlerindendir.İslâm bilginlerinin çoğunluğuna göre Müslümanlara saldırılması, onlara can, mal ve inanç hürriyeti tanınmayıp baskı ve zulüm uygulanması savaş gerekçesi olduğu için, diplomatik ve ekonomik tedbirlerin etkili olmaması ve İsrail’in bu insanlık suçunu işlemeye devam etmesi durumunda askeri müdahale meşru hale gelecektir. Bu itibarla Birleşmiş Milletler Barış Gücü tarafından bu müdahalenin yapılması için gerekli girişimlerde bulunulması, bunun mümkün olmaması durumunda İslâm İşbirliği Teşkilatına üye ülkelerce böyle bir müdahalenin planlanması uygun olacaktır. |
|---|---|
| ISSN: | 2980-2407 |