Muhammed b. Ebû Bekir’in Öldürülmesi Bağlamında Hz. Ümmü Habîbe ile Hz. Âişe Arasında Yaşandığı İddia Edilen Olayın Tahlil ve Değerlendirmesi

Hz. Osman’ın öldürülmesi ile başlayan süreç İslam tarihindeki en büyük kırılma noktalarından birisi olmuştur. Etkileri günümüze kadar ulaşan bu olay, o yıllarda İslam toplumu içerisinde çok büyük çatışmalara sebebiyet vermiştir. Hz. Osman’ın öldürülmesiyle sonuçlanan süreçte aktif rol oynayan kişile...

Full description

Saved in:
Bibliographic Details
Main Author: Recep Erkocaaslan
Format: Article
Language:English
Published: Bursa Uludağ University 2025-06-01
Series:Uludağ İlahiyat Dergisi
Subjects:
Online Access:https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/4598276
Tags: Add Tag
No Tags, Be the first to tag this record!
Description
Summary:Hz. Osman’ın öldürülmesi ile başlayan süreç İslam tarihindeki en büyük kırılma noktalarından birisi olmuştur. Etkileri günümüze kadar ulaşan bu olay, o yıllarda İslam toplumu içerisinde çok büyük çatışmalara sebebiyet vermiştir. Hz. Osman’ın öldürülmesiyle sonuçlanan süreçte aktif rol oynayan kişilerden birisi de Hz. Âişe’nin kardeşi Muhammed b. Ebû Bekir’dir. Onun Hz. Osman’a karşı tavrı sonraki yıllarda kendisi aleyhine bir muhalefetin oluşmasına neden olmuştur. Nihayetinde bu süreç onun da öldürülmesi ve cesedine yakılmak suretiyle zarar verilmesi ile sonuçlanmıştır. Kaynaklarda Muhammed b. Ebû Bekir’in öldürülmesinden sonra Hz. Osman’ın akrabası olan Hz. Ümmü Habîbe’nin Hz. Âişe’ye kızartılmış bir koç ile: “Kardeşin de böyle kızartıldı.” şeklinde bir haber gönderdiği rivayeti geçmektedir. Hz. Peygamber’in eşlerinin birbirleriyle ilişkileri ve Hz. Ümmü Habîbe’nin karakter yapısı hakkında çok olumsuz bir izlenime sebebiyet veren bu rivayetin tüm yönleriyle ele alınarak incelenmesi büyük önem arz etmektedir. Çalışmada bu süreci hazırlayan olaylar, tasvirî ve tahlilî bir bakış açısıyla ele alınacaktır. Bu konular hakkında zikredilen rivayetler genel İslam tarihi anlatımları ile mukayese edilerek en doğru sonuçlara ulaşılmaya gayret edilecektir. Ayrıca konuyla özel bağlantısı olan rivayetler isnad yönüyle de incelenecektir. Tespit edilebildiği kadarıyla daha önce böyle bir çalışmanın yapılmamış olması önemli bir boşluğu doldurarak alana katkı sağlayacaktır. Çalışmaya temel oluşturan rivayetin birçok yönden ciddi zaaflar içermesi ve bu söylemi destekleyen sahih başka bir aktarımın bulunmaması böyle bir olayın yaşanmadığı izlenimini vermektedir.
ISSN:2980-2482