Arapçadaki İ‘râb Harekeleri ile Türkçedeki Hâl Ekleri Karşılaştırması: Benzerlikler ve Farklılıklar

Bu çalışmada, Arapçadaki i‘râb harekeleri ve onun Türk dilindeki karşılığı olarak görülebilecek hâl ekleri arasındaki farklılıklar ve benzerlikler ele alınacaktır. Bu çalışmanın amacı hâl eklerinin temelde i‘râb harekeleri gibi cümlenin ögelerine işaret ettiğini ortaya koyabilmenin yanı sıra eklerin...

Full description

Saved in:
Bibliographic Details
Main Author: Münevver Bayram
Format: Article
Language:Turkish
Published: Oku Okut Yayınları 2022-08-01
Series:TSBS Bildiriler Dergisi
Subjects:
Online Access:https://sempozyum.okuokut.org/article/view/118
Tags: Add Tag
No Tags, Be the first to tag this record!
Description
Summary:Bu çalışmada, Arapçadaki i‘râb harekeleri ve onun Türk dilindeki karşılığı olarak görülebilecek hâl ekleri arasındaki farklılıklar ve benzerlikler ele alınacaktır. Bu çalışmanın amacı hâl eklerinin temelde i‘râb harekeleri gibi cümlenin ögelerine işaret ettiğini ortaya koyabilmenin yanı sıra eklerin anlamı belirlemedeki rolüne işaret etmektir. Araştırmanın girişinde ilk önce Arapçanın ve Türkçenin dil ailelerine değinilecektir. İlk bölümde Türkçedeki cümlenin temel ögeleri ve yardımcı ögeleri hakkında bilgi verilecek ve ardından bunların Arapçadaki muhtemel karşılıkları -Osmanlıcanın da yardımıyla- zikredilecektir. İkinci kısımda ise hâl ekleri hakkında genel bilgiler verilerek; bunların cümlenin hangi ögesine işaret ettiğine değinilecektir. Son olarak verilen bilgiler ışığında hareke ve eklerin benzerlikleri ve farklılıkları ortaya konulacaktır. Nitel araştırma yöntemlerinin kullanılacağı bu araştırmada, harekeler ve ekler arasında benzerlikler ve farklılıklar örneklerle açıklanarak daha iyi anlaşılması sağlanacaktır. Bu araştırmanın sonucunda dilin yapısı gereği i‘râb harekeleri ve ekler arasında birçok farklılık bulunsa da temel olarak aynı görevi gördükleri anlaşılmıştır. Nasıl ki Arapçada fetha mefule işaret eden bir hareke olarak biliniyorsa; Türkçede de ismin hâllerinden olan yükleme hâli ekinin (-ı/-i) belirtili nesneye işaret ettiği anlaşılmıştır. Zira Osmanlıcada da belirtili nesne, meful-ü bih sarih olarak isimlendirilmiştir. Buna ek olarak Türkçedeki öznelerin ve belirtisiz nesnelerin sürekli yalın hâlde geldikleri, bunun dışında hâl eki almadıkları tespit edilmiştir. Benzer yönleri olduğu kadar i‘râb harekeleri ve hâl ekleri arasındaki farklılıkların da olduğu anlaşılmıştır. Türkiye Türkçesinde hâl ekleri cümlenin ögelerine işaret etmeye ek olarak başka manaları kelimeye kazandırmak için de kullanılmaktayken; Arapçada böyle bir duruma rastlanmamıştır. Bunlara ek olarak hâl eklerine en çok benzeyen i‘râb alametinin hareke ile i‘râb olduğu anlaşılmış; mahalli i‘râb, takdiri i‘râb ve harflerle i‘râb konularının Türkiye Türkçesinde bir karşılığı bulunamamıştır. Zira Türkiye Türkçesinde isimlerin ikil yapıları bulunmamakla birlikte çoğullarında da aynı tekillerinde olduğu gibi hâl ekleri kullanılmaktadır. Aralarındaki farklardan bir diğeri ise Türkçenin sondan eklemeli bir dil olmasından kaynaklanmaktadır. Nitekim yalın hâlde bulunan bir isim başka hâl eki almasa da çoğul eki, iyelik eki gibi ekler alabilmektedir. Tespit edilebilen bir diğer önemli fark ise harekelerin konuşma içerisinde düşürülmesi ile alakalıdır. Zira cümle içerisindeki son harekenin düşürülmesi Arapça konuşan kişinin fasihliğine zarar vermezken; Türkçede eklerin düşürülmesinin dilin fesahatine zarar verdiği görülmüştür.
ISSN:2980-3543