Ceza Muhakemesi Kanunu 133. Madde Uyarınca Verilen Şirket Yönetimi İçin Kayyım Atanmasına Dair Kararın Kaldırılmasına İlişkin Yargıtay Kararının Değerlendirilmesi
Şirket yönetimi için kayyım tayini 5271 sayılı CMK’nın 133. maddesinde düzenlenmiş özel nitelikte bir koruma tedbiridir. İlgili maddede tedbire nasıl ve hangi şartlarla karar verileceği düzenlenmiş olmasına rağmen, soruşturma evresinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı üzerine tedbirin kendiliğinden...
Saved in:
| Main Author: | |
|---|---|
| Format: | Article |
| Language: | English |
| Published: |
Sakarya University
2023-08-01
|
| Series: | Sakarya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi/Sakarya Hukuk Dergisi |
| Subjects: | |
| Online Access: | https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/2999882 |
| Tags: |
Add Tag
No Tags, Be the first to tag this record!
|
| Summary: | Şirket yönetimi için kayyım tayini 5271 sayılı CMK’nın 133. maddesinde düzenlenmiş özel nitelikte bir koruma tedbiridir. İlgili maddede tedbire nasıl ve hangi şartlarla karar verileceği düzenlenmiş olmasına rağmen, soruşturma evresinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı üzerine tedbirin kendiliğinden sona ereceğine ilişkin açık bir ifadeye yer verilmemiştir. Bu husus hem öğreti görüşlerine hem de yargı içtihatlarına konu olmuştur. Uygulamada ise, kovuşturmaya yer olmadığı kararı üzerine kayyım tayini koruma tedbirinin kendiliğinden sona ereceği kabul edilerek hareket edildiği ve fakat sulh ceza hakimliklerinin bu kabulden hareketle kendilerine yapılan tedbirin kaldırılmasına ilişkin talepleri “karar vermeye yer olmadığı” gerekçesiyle reddettiği görülmüştür. Bu durum ise, uzun süreler (aylarca) şirket yönetimlerinin haksız olarak kayyımda kalmasına neden olduğu ve şirket ortakları/sahipleri tarafından şirket yönetimlerinin geri alınamamasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle eleştirilmiştir. Bu bakımdan haksız olarak uygulanmaya devam edilen “şirket yönetimi için kayyım tayini” koruma tedbiri nedeniyle bireylerin mağduriyetine sebep olunması ve mülkiyet hakkının hukuka aykırı olarak ihlal edilmesi söz konusu olacaktır. Bu konuya ilişkin verilmiş Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2018/5333 Esas ve 2018/5602 Karar sayılı ve 31/12/2018 tarihli kararı çerçevesinde yasal düzenleme ve öğreti görüşleri de dikkate alınarak bir çözüme ulaşılması gerekmektedir. Çalışmada yasal düzenleme, öğreti görüşleri ve Yargıtay içtihadı birlikte değerlendirilerek sorunun tespiti yapılacak ve çözüm önerisi sunulacaktır. |
|---|---|
| ISSN: | 2147-768X |