Pinus brutia İbrelerinde Ağır Metal-Fungal Mikrobiyota Etkileşiminin Metagenomik Karakterizasyonu

Ağır metallerin biyolojik olarak ıslahında alternatif bir çözüm olarak funguslar etkili bir yöntem olarak kabul edilmektedir. Çalışmanın amacı, uzun süreli ağır metalle kontamine olmuş Samsun Organize Sanayi Bölgesi ve Adalar Orman bölgesinden alınan Pinus brutia ibrelerinde karşılaştırmalı olarak a...

Full description

Saved in:
Bibliographic Details
Main Author: Melike Çebi Kılıçoğlu
Format: Article
Language:English
Published: Hasan Eleroğlu 2024-09-01
Series:Turkish Journal of Agriculture: Food Science and Technology
Subjects:
Online Access:https://www.agrifoodscience.com/index.php/TURJAF/article/view/6590
Tags: Add Tag
No Tags, Be the first to tag this record!
Description
Summary:Ağır metallerin biyolojik olarak ıslahında alternatif bir çözüm olarak funguslar etkili bir yöntem olarak kabul edilmektedir. Çalışmanın amacı, uzun süreli ağır metalle kontamine olmuş Samsun Organize Sanayi Bölgesi ve Adalar Orman bölgesinden alınan Pinus brutia ibrelerinde karşılaştırmalı olarak ağır metal konsantrasyonlarını belirlemek ve potansiyel biyoremediatörler olabilecek mantar mikobiyomunu değerlendirmekti. Çalışma sonucunda ibre numunelerinde Cu, Pb, Zn, Mn, Cr, Cd, Ni, Se, As, Li, V ve Co elementlerinin analizleri yapılmış, bu elementlerden Ni, As, Li, V ve Co element konsantrasyonları belirlenebilir limitlerin altında kalmıştır. Diğer elementlerin tamamında ise Samsun OSB’de elde edilen konsantrasyonlar, Adalar bölgesinde elde edilen konsantrasyonlardan daha yüksek seviyededir. Bunun yanı sıra metagenomik analiz sonucunda, Samsun OSB P. brutia ibrelerinde sırasıyla Aureobasidium (%27,5), Gibberella (%20,7), Cladosporium (%14), Articulospora (%5,8), Helicoma (%3,1), Alternaria (%1,7), Hazslinszkyomyces (%1,6) ve Lasiodiplodia (%1) cinsleri belirlenirken Samsun Adalar mikobiyomunda sırasıyla Phaeococcomyces (%22,8), Hormonema (%19,1), Aureobasidium (%13,8), Cladosporium (%6,5), Alternaria (%4,6), Neosetophoma (%3,1), Rachicladosporium (%3), Ophiosphaerella (%2,1), ve Phaeosclera (%1,8) cisleri saptanmıştır. Sonuçlar element konsantrasyonundaki fazlalığa dirençli olduğu bilinen taksonların ortamda dominant olduğunu göstermektedir. Gelecekte bu çalışma sürdürülebilir temiz bir çevre için ağır metal kirliliğinin biyolojik kaynaklar kullanılarak iyileştirilmesi yaklaşımlarına yönelik yenilikçi stratejilerin geliştirilmesine referans teşkil edebilir.
ISSN:2148-127X