Hayreddin Karaman’nın Fetvalarında Zaruret Prensibi
İslam’ın hem kendi değer ölçülerine hem de günün şartlarına uygun olarak yaşanmasında Kur’an ve sünneti esas alan ve normatif bir ilim olan fıkıh bize rehberdir. Zaruretin birçok tarifi olmakla birlikte zaruret, dinin yasak ettiği bir şeyi yapmaya veya yemeye mecbur eden durumdur. Bu bağlamda özelli...
Saved in:
| Main Author: | |
|---|---|
| Format: | Article |
| Language: | Turkish |
| Published: |
Oku Okut Yayınları
2023-08-01
|
| Series: | TSBS Bildiriler Dergisi |
| Subjects: | |
| Online Access: | https://sempozyum.okuokut.org/article/view/406 |
| Tags: |
Add Tag
No Tags, Be the first to tag this record!
|
| Summary: | İslam’ın hem kendi değer ölçülerine hem de günün şartlarına uygun olarak yaşanmasında Kur’an ve sünneti esas alan ve normatif bir ilim olan fıkıh bize rehberdir. Zaruretin birçok tarifi olmakla birlikte zaruret, dinin yasak ettiği bir şeyi yapmaya veya yemeye mecbur eden durumdur. Bu bağlamda özellikle ihtiyaçların zaruret sayılması, sosyal zaruret, zaruret prensibinin suiistimali gibi konulardaki fetva ve yazılarıyla katkı sağlayan günümüz fakihlerinden Hayreddin Karaman kendi nev’i şahsına münhasır bir konumda yer almaktadır. Bu bildiri ile İslam hukukundaki zaruret prensibinin günümüz şartlarında yorumlanmasında Karaman’ın katkısını ortaya koymak amaçlanmıştır. Bu doğrultuda “Karaman zaruret prensibini fetvalarına nasıl yansıttı?” sorusu sorulmuş ve bu sorunun cevaplandırılması için literatür taraması yöntemi kullanılmış, elde edilen bulgular analiz edilmiştir. Karaman’ın müktesebatı, eserleri, çeşitli platformlarda yayımlanmış yazıları ve kendisi hakkında yapılmış ilmî çalışmalar incelenmiştir. Karaman’ın ihtiyaçların hangi durumlarda zaruret olarak değerlendirileceği, Mecelle’nin ilgili kaidesinin suiistimal edilmeksizin nasıl uygulanacağına dair teorik izahatları ve fetvaları bulunmaktadır. Karaman, içtihatlarına dayanak kıldığı bir zaruret nlayışı geliştirerek İslam hukuku alanına önemli ve güncel bir katkı sağlamıştır. Karaman içtihat kapısının kapalı olduğunu iddia edenlere karşı çıkmış ve içtihat kapısının açık olduğunu, klasik usulü terk etmeden, geliştirerek yeni mesele ve problemleri, yeni içtihatlar ile hükme bağlamak ve çözüme kavuşturmak istemiştir. Müslümanların İslam ahkamını hayata geçirmeleri yönüyle günümüz ekonomik ve sosyal şartlarının sebep olduğu dar boğazdan çıkması için zaruret prensibine ihtiyaç duyduğunu belirtmiş, İslamlaşma yolunda zarureti ara çözüm olarak sunmuştur. Karaman, zaruret prensibini işletirken bireysel ve toplumsal hayatı birbirinden ayırır. Bireysel alanda zaruret, ferdin temel ihtiyaçlarını gerçekleştirdiği ölçüde son bulur. Toplumsal alanda ise toplumun asgari şartlarda gücünün sağlanmasıyla ortadan kalkar. Ona göre Müslümanın güçlü olması gerekir. Zayıf düşmemek adına “bazı yasakların geçici olarak kalkması” ruhsatından faydalanmak gerekir. Devletin verdiği konut kredisi alınıp alınamayacağı, kutup bölgelerinde namazın cem’i, alkollü ilaç ile tedavinin mümkünlüğü gibi birçok konuda zaruret prensibine binaen fetvalar vermiştir. |
|---|---|
| ISSN: | 2980-3543 |