Batı Avrupa Müzik Geleneğinde Müzik Ve Melankoli İlişkisine Tarihsel Bir Bakış

Bu çalışma Batı Avrupa kültür tarihinde müzik ve melankoli fenomenlerinin birbirleri ile ilişkilendirilme biçimlerini düşüncenin paradigmatik evrimi ışığında takip etmeye çalışmaktadır. Buna göre en azından Rönesans dönemi ve Barok döneme kadar müzik ve melankoli arasındaki ilişkilendirmeler antik t...

Full description

Saved in:
Bibliographic Details
Main Author: Emre Tarı
Format: Article
Language:English
Published: BİLGİTOY BİLGİ, BİLİM, EĞİTİM,ARAŞTIRMA, GELİŞTİRME VE STRATEJİ DERNEĞİ 2024-07-01
Series:İmgelem
Subjects:
Online Access:https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/3948907
Tags: Add Tag
No Tags, Be the first to tag this record!
Description
Summary:Bu çalışma Batı Avrupa kültür tarihinde müzik ve melankoli fenomenlerinin birbirleri ile ilişkilendirilme biçimlerini düşüncenin paradigmatik evrimi ışığında takip etmeye çalışmaktadır. Buna göre en azından Rönesans dönemi ve Barok döneme kadar müzik ve melankoli arasındaki ilişkilendirmeler antik tıp geleneğinin medikal bağlamında terapötik ve patojenik nitelikler taşıyan dışsal bir karakter taşımaktadır. Müzik bu dönemlere kadar estetik bir dışavurum tarzı olmaktan çok evrensel harmoniyi işaret eden ve çoğunlukla matematik ve retorikle ilişkili bir bilim olarak değerlendirilmesi nedeniyle antik tıp geleneği içerisinde beden sıvılarındaki bir dengesizliği ifade eden melankoliye karşı palyatif bir tedbir olarak kullanılagelmiştir. Rönesans dönemiyle birlikte melankoli bireysel bir patolojiden ziyade bu dünyada bulunmanın anlamları üzerinden gelişen tefekküre dayalı bir yaşamın amblemi olarak kolektif bir duyguyu imlemeye başladığında estetik ilginin merkezi unsurlarından biri haline gelir. Edebi ve figüratif sanatların merkezi temalarından biri haline gelen melankoli böylelikle müziğin de ilgisini çekmeye başlar. Barok dönem boyunca mimetik sanat anlayışına bağlı kalan müzik, melankoli temasını kendi araçları ile temsil ve taklit etmeye çalışır. Romantik dönemle birlikte gerçekleşen şey ise melankolinin müziğin bir teması olmaktan çok ona nüfuz etmeye başlamasıdır. Bilhassa enstrümantal müziğin içerdiği soyut anlatım araçları ile estetik alımlamasındaki yükseliş, gelişen benlik algısı ve değişen zaman kavrayışı ile modern benlik paradoksu için eşsiz bir ifade aracı sağlar. Bu bakımdan bu çalışmada sorgulanan bir diğer unsur, temsile direnen nüanslı ve özsel bir insanlık durumu olarak melankolinin kendisini ifade etmek için uygun bir dil yaratması bağlamında enstrümantal müziğin antromorfik öznesi olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceğidir.
ISSN:2602-4446