Zorunlu Göç Hareketi Olarak Hicret: Sosyolojik Bir Analiz

İbn-i Haldun’un toplumları tasnif ederken kullandığı göçebe (bedevi) tanımlaması göç hareketleri ile birlikte düşünülünce, insanın daha iyiye, daha güzele, maddi ve manevi, bireysel veya toplumsal birtakım beklentilerle hareket etmesi yine İbn-i Haldun’dan mülhem “geçmişler geleceğe, suyun suya benz...

Full description

Saved in:
Bibliographic Details
Main Author: Furkan Düzenli
Format: Article
Language:English
Published: Çorum Çağrı Eğitim Vakfı 2025-03-01
Series:İslami İlimler Dergisi
Subjects:
Online Access:https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/4520378
Tags: Add Tag
No Tags, Be the first to tag this record!
_version_ 1850185307345911808
author Furkan Düzenli
author_facet Furkan Düzenli
author_sort Furkan Düzenli
collection DOAJ
description İbn-i Haldun’un toplumları tasnif ederken kullandığı göçebe (bedevi) tanımlaması göç hareketleri ile birlikte düşünülünce, insanın daha iyiye, daha güzele, maddi ve manevi, bireysel veya toplumsal birtakım beklentilerle hareket etmesi yine İbn-i Haldun’dan mülhem “geçmişler geleceğe, suyun suya benzemesinden daha ziyade benzerler” ifadesindeki gibi, tarihin bir dönemindeki göç hareketinin temelinde yatan nedenler ve düşünceler de hemen hemen her dönemde karşılaşılan göç hareketlerine benzemektedir. Geçmişte yaşanılan birçok değişimin amili olan göç hareketleri, yeni medeniyetlerin kurulmasına neden olurken, İslam tarihi içerisinde de kıymete değer bir noktada kendisine yer bulmuştur. Hicret hadisesi, Peygamber (a.s.)’ın yol arkadaşı ile birlikte gerçekleştirdiği bir yer değiştirmenin çok ötesinde anlamlara sahip olmuş, İslam Devleti’nin kurulmasından dünyaya yayılmasına kadar geçen süreç içerisinde başlangıç noktası olmuştur. Dolayısıyla özel bir göç şekli olan Hicret ile inananların düşünce dünyalarında bir devrim gerçekleşmiş, öncesi ve sonrasıyla Hicret farklı anlamlar kazanmıştır. Bu farklı anlamları çalışma üç farklı göç teorisi üzerinden incelemiş ve birincil kaynaklarla metin analizi yapılmıştır. Konunun interdisipliner yapısı gereği din, tarih ve sosyoloji bilim dalları arasında karşılaştırmalı analizlerle konu tartışılmıştır. Çalışma özellikle göç hareketlerinin salt yer değiştirme olarak düşünülemeyeceğini, Hicret örneğinde olduğu gibi yeni bir dünya kurmanın başlangıcı kabul edilmesi gerektiğini ifade etmektedir. Sosyal bir olgu olan göç hareketlerinin sosyolojik boyutuna dini bir perspektifle bakmakta, böylece göç olgusu bireyin inanç dünyasında farklı bir konuma yükselmektedir. Göç hareketlerini bu açıdan tekrar tekrar çalışması gerekmektedir. Hicret, bu manada özellikle İslamiyet’in ilk yıllarında zulüm ve baskıdan uzaklaşarak İslam’ı yaşayabilmenin bir yolu iken, daha sonraki yıllarda özellikle cihat anlayışıyla birlikte tebliğ faaliyetlerinin özel bir şekli olarak anlam kazanmış, göç hareketleri bugünkü anlamıyla sadece maddi anlamda daha iyi bir hayat için gerçekleştirilmemiştir. Bundan dolayıdır ki sosyolojik anlamdaki yer değiştirmenin karşılığı, dini literatürde bir hayat tarzının yaşanılması ve yaşatılması için anlatılması anlamına dönüşmüştür. Çalışma, büyük medeniyetlerin kurulmasında göç hareketlerinin ne kadar önemli bir değişime aracı olduğunu Hicret olgusunun ise bu bağlamda biricikliğini ifade etmektedir.
format Article
id doaj-art-173b82e6cc374f98a20b752c3d112e7c
institution OA Journals
issn 1306-7044
language English
publishDate 2025-03-01
publisher Çorum Çağrı Eğitim Vakfı
record_format Article
series İslami İlimler Dergisi
spelling doaj-art-173b82e6cc374f98a20b752c3d112e7c2025-08-20T02:16:45ZengÇorum Çağrı Eğitim Vakfıİslami İlimler Dergisi1306-70442025-03-014037138810.34082/islamiilimler.1619728167Zorunlu Göç Hareketi Olarak Hicret: Sosyolojik Bir AnalizFurkan Düzenli0https://orcid.org/0000-0001-7044-3403Düzce Üniversitesiİbn-i Haldun’un toplumları tasnif ederken kullandığı göçebe (bedevi) tanımlaması göç hareketleri ile birlikte düşünülünce, insanın daha iyiye, daha güzele, maddi ve manevi, bireysel veya toplumsal birtakım beklentilerle hareket etmesi yine İbn-i Haldun’dan mülhem “geçmişler geleceğe, suyun suya benzemesinden daha ziyade benzerler” ifadesindeki gibi, tarihin bir dönemindeki göç hareketinin temelinde yatan nedenler ve düşünceler de hemen hemen her dönemde karşılaşılan göç hareketlerine benzemektedir. Geçmişte yaşanılan birçok değişimin amili olan göç hareketleri, yeni medeniyetlerin kurulmasına neden olurken, İslam tarihi içerisinde de kıymete değer bir noktada kendisine yer bulmuştur. Hicret hadisesi, Peygamber (a.s.)’ın yol arkadaşı ile birlikte gerçekleştirdiği bir yer değiştirmenin çok ötesinde anlamlara sahip olmuş, İslam Devleti’nin kurulmasından dünyaya yayılmasına kadar geçen süreç içerisinde başlangıç noktası olmuştur. Dolayısıyla özel bir göç şekli olan Hicret ile inananların düşünce dünyalarında bir devrim gerçekleşmiş, öncesi ve sonrasıyla Hicret farklı anlamlar kazanmıştır. Bu farklı anlamları çalışma üç farklı göç teorisi üzerinden incelemiş ve birincil kaynaklarla metin analizi yapılmıştır. Konunun interdisipliner yapısı gereği din, tarih ve sosyoloji bilim dalları arasında karşılaştırmalı analizlerle konu tartışılmıştır. Çalışma özellikle göç hareketlerinin salt yer değiştirme olarak düşünülemeyeceğini, Hicret örneğinde olduğu gibi yeni bir dünya kurmanın başlangıcı kabul edilmesi gerektiğini ifade etmektedir. Sosyal bir olgu olan göç hareketlerinin sosyolojik boyutuna dini bir perspektifle bakmakta, böylece göç olgusu bireyin inanç dünyasında farklı bir konuma yükselmektedir. Göç hareketlerini bu açıdan tekrar tekrar çalışması gerekmektedir. Hicret, bu manada özellikle İslamiyet’in ilk yıllarında zulüm ve baskıdan uzaklaşarak İslam’ı yaşayabilmenin bir yolu iken, daha sonraki yıllarda özellikle cihat anlayışıyla birlikte tebliğ faaliyetlerinin özel bir şekli olarak anlam kazanmış, göç hareketleri bugünkü anlamıyla sadece maddi anlamda daha iyi bir hayat için gerçekleştirilmemiştir. Bundan dolayıdır ki sosyolojik anlamdaki yer değiştirmenin karşılığı, dini literatürde bir hayat tarzının yaşanılması ve yaşatılması için anlatılması anlamına dönüşmüştür. Çalışma, büyük medeniyetlerin kurulmasında göç hareketlerinin ne kadar önemli bir değişime aracı olduğunu Hicret olgusunun ise bu bağlamda biricikliğini ifade etmektedir.https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/4520378migration movementshijrasociology of migrationsociology of religionsocial change.göç hareketlerihicretgöç sosyolojisidin sosyolojisitoplumsal değişme.
spellingShingle Furkan Düzenli
Zorunlu Göç Hareketi Olarak Hicret: Sosyolojik Bir Analiz
İslami İlimler Dergisi
migration movements
hijra
sociology of migration
sociology of religion
social change.
göç hareketleri
hicret
göç sosyolojisi
din sosyolojisi
toplumsal değişme.
title Zorunlu Göç Hareketi Olarak Hicret: Sosyolojik Bir Analiz
title_full Zorunlu Göç Hareketi Olarak Hicret: Sosyolojik Bir Analiz
title_fullStr Zorunlu Göç Hareketi Olarak Hicret: Sosyolojik Bir Analiz
title_full_unstemmed Zorunlu Göç Hareketi Olarak Hicret: Sosyolojik Bir Analiz
title_short Zorunlu Göç Hareketi Olarak Hicret: Sosyolojik Bir Analiz
title_sort zorunlu goc hareketi olarak hicret sosyolojik bir analiz
topic migration movements
hijra
sociology of migration
sociology of religion
social change.
göç hareketleri
hicret
göç sosyolojisi
din sosyolojisi
toplumsal değişme.
url https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/4520378
work_keys_str_mv AT furkanduzenli zorunlugochareketiolarakhicretsosyolojikbiranaliz