Türkçe Fütüvvetnâmelerde Kâmil İnsan Anlayışı

İslam kültür ve medeniyetinin sonraki nesillere taşınmasında dinî-tasavvufî kurumların katkısı tartışılmaz bir gerçektir. İslam kültüründe çok önemli bir yere sahip kurumlardan biri de Fütüvvet Teşkilatıdır. Bu teşkilatın Anadolu’daki yansıması olan Ahîliğin kurallarının belirtildiği risaleler fütüv...

Full description

Saved in:
Bibliographic Details
Main Author: Hatice Pehlivanlı
Format: Article
Language:Turkish
Published: Oku Okut Yayınları 2022-08-01
Series:TSBS Bildiriler Dergisi
Subjects:
Online Access:https://sempozyum.okuokut.org/article/view/250
Tags: Add Tag
No Tags, Be the first to tag this record!
Description
Summary:İslam kültür ve medeniyetinin sonraki nesillere taşınmasında dinî-tasavvufî kurumların katkısı tartışılmaz bir gerçektir. İslam kültüründe çok önemli bir yere sahip kurumlardan biri de Fütüvvet Teşkilatıdır. Bu teşkilatın Anadolu’daki yansıması olan Ahîliğin kurallarının belirtildiği risaleler fütüvvetnâmelerdir. Tasavvufî kaynaklar arasında değerlendirilen fütüvvetnâmeler, aynı zamanda ahîliğin temel prensiplerinin kaynağını oluşturmaktadır. Dönemin ilmî geleneği gereği Arapça ve Farsça yazılan fütüvvetnâmeler daha sonra her kesim tarafından anlaşılabilir olması dolayısıyla Türkçe olarak kaleme alınmışlardır. 13-16. asırlarda Burgazî, Şeyh Seyyid Hüseyin İbn Gaybî ve Radavî gibi Türkçe olarak yazılan ve Ahî Teşkilatı çevresinde kaleme alınan fütüvvetnâmelerin dışında tercüme edilenler de bulunmaktadır. İstinsah edilerek günümüze kadar ulaşan Türkçe fütüvvetnâmelerde, Allah’ın ahlâkıyla ahlâklanmış ve O’nun sıfatlarıyla muttasıf olmuş bir birey yani insân-ı kâmil yetiştirme ideali yer almaktadır. Bu bağlamda Türkçe fütüvvetnâmelerde yer alan kâmil insan anlayışı incelenmiş, Ahîliğin eğitim sistemi dinî-tasavvufî, ahlâki ve meslekî yönleriyle ele alınmıştır. Tasavvuf anlayışında insân-ı kâmil Hakk ile halk arasında aracı konumundadır. Gerçek insân-ı kâmil, Hz. Peygamber’dir. Onun vârisi olan insân-ı kâmil ise bilgelik, merhamet, cömertlik, isâr, ahde vefâ, sevgi ve hoşgörü gibi tüm iyiliklerin bir sembolü olarak Allah’ın ahlâkıyla ahlâklanmış olması dolayısıyla ahlâkî kemâle sahip olan kişidir. Sûfilere göre insân-ı kâmil, mükemmelliğin ve tamlığın son sınırındaki insanî nefistir. Tasavvufî içeriğiyle dikkat çeken ve ahîliğin el kitapları olan Türkçe fütüvvetnâmelerde de resmedilen bu dinî-tasavvufi ve ahlâkî düşünce tarzının incelenmesi çalışmanın amacını oluşturmaktadır. Bu amaçla yapılan araştırmada fütüvvetnâmelerde yer alan fütüvvet ehlinin adâb-erkânı, ahlâkı ve meslek eğitimi prototip kişilik kâmil insan çerçevesinde ele alınmıştır. Nitel yöntemin uygulandığı çalışmada, Burgazî, Şeyh Seyyid Hüseyin İbn Gaybî ve Radavî Fütüvvetnâmeleri başta olmak üzere araştırmacılar tarafından neşredilen Türkçe Fütüvvetnâmelerden ve bu alanda yapılmış basılı kaynaklardan yararlanılmıştır. Yapılan araştırma sonucunda fütüvvet, Allah’ın sıfatıdır ve Hz. Âdem’den diğer peygamberlere geçerek Hz. Muhammed’de kemâle ermiştir. Peygamberlere özgü ahlâkî olgunluğun ve kemâle ermenin bir adı olan fütüvvetin, Kur’ân-ı Kerîm’de kıssaları geçen peygamberlere ve hadislere dayandırılarak âdab ve erkânı oluşturulmuştur. Ayrıca Hz. Âdem’den Hz. Peygamber’e kadar her peygamberin bir mesleği olduğu vurgulanmış, helal kazanç için meslek edinmek zorunlu tutulmuştur. Peygamberlerin mânevi şahsiyetinde gençler eğitime tabi tutulurken, Hz. Ali de Hz. Peygamber’den sonra bu ahlâki kemâlin temsilcisi olarak kıssalarla Türkçe fütüvvetnâmelerde yer almış, gençlerin eğitiminde kemâle ermeleri için örnek kişilik olarak öne çıkarılmıştır.
ISSN:2980-3543